Gazze’den tahliye edilen Filistinli doktor Moamen Shabet: Şifa Hastanesi, mezarlık gibi olmuştu

Gazze’den tahliye edilen Filistinli doktor Moamen Shabet: Şifa Hastanesi, mezarlık gibi olmuştu

İki ay boyunca Şifa ile El-Aksa hastanelerinde Gazzelilere şifa dağıtan Filistinli doktor Moamen Shabet, başka seçeneği olmadığı için Türkiye’ye döndüğünü ancak Gazze’deki ailesini düşünmekten uyuyamadığını söyledi.

Gazze’de büyüyen, birkaç yıl eğitim gördüğü Türkiye’de çalışan, Türk vatandaşlığına sahip Shabet, 2012-2016 döneminde Gazze’deki Şifa Hastanesi’nde görev yaptı.

Shabet, İsrail’in 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısına yanıt olarak topyekun saldırı başlatmasından bir hafta önce ailesini ve arkadaşlarını görmek için Gazze’deki evini ziyaret etti.

Ailesiyle sevgi dolu birkaç gün geçiren Shabet, iki aydan fazla süre İsrail’in Gazze’deki katliamının ortasında kaldı.

İsrail’in saldırılarının başlamasıyla Gazze’deki El Şifa Hastanesi’nde görev yapmak üzere talepte bulunan Shabet, hava saldırılarıyla yaralanan Gazzelileri iyileştirmek için kolları sıvadı.

“Gazze, büyük bir hapishane”

Shabet, AA muhabirine, Şifa Hastanesi’nin koridorlarında, sokaklarda, çadırlarda ve okullarda yaralıların olduğunu belirterek, “Çaresizdik, hasta sayımız o kadar fazlaydı ki hepsini tedavi edemiyorduk. Hastaları yaralanma derecesine göre seçiyorduk.” dedi.

Gazze’nin yıllardır abluka altında olduğuna işaret eden Shabet, “Savaştan önce bile Gazze’de sağlık hizmetleri sınırlıydı ve bunun nedeni hukuka aykırı ablukaydı. 17 yıldır abluka altında yaşıyoruz. Gazze, büyük bir hapishane olarak anlatılıyor ve bu bir gerçek. Orada tıbbi malzeme her açıdan sınırlı.” diye konuştu.

Shabet, “Artık her şey mahvoldu. Şu anda 2-3 hastane kaldı ve gerçekten imkanları çok kısıtlı, tıbbi malzeme de bulunmayınca çok zor durumda kalıyoruz. Hastaları tedavi edemiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Doktorlar, bazı ameliyatları anestezisiz yapıyor”

Şifa Hastanesi’nin ardından El-Aksa Hastanesi’nde çalışan Shabet, burada da her gün aynı tarifsiz acı sahnelere şahit olduğunu söyledi.

“Yürek burkan bir durumdu.” diyen Shabet, şunları dile getirdi:

“Hastalarımızın, yaralılarımızın durumunun gerçekten kötü olduğunu gördük. Gördük ki doktorlar, bazı ameliyatları anestezisiz yapıyor, çok zor, gerçekten acı verici ve birdenbire en yakın akrabalarınız, anneniz, erkek kardeşiniz, aileniz yaralı olarak (hastaneye) gelebilir.”

Hüzün dolu anlar yaşadığını anlatan Shabet, “Mecbur çalışacağız, ayakta duracağız, hizmet vereceğiz, bırakamayız yani zor, bazen tedavi ederken gözyaşlarımız akıyor, bazen ağlıyoruz ama sonuçta gözyaşlarınızı siliyorsunuz, ‘Ben bir doktorum.’ diyorsunuz ve kendinize geliyorsunuz, toparlıyorsunuz ve devam ediyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

Shabet, Gazzelilere ilk yardım sağlamak için ne gerekiyorsa yaptıklarını ancak durumun gerçekten zor olduğunu kaydetti.

“Şifa Hastanesi, mezarlık gibi olmuştu”

İsrail’in saldırılarının “kasıtlı bir stratejinin parçası olduğuna” inanan Shabet, “200’ün üzerinde sağlık personeli şehit oldu. Bunu bilinçli yapıyorlar, kaçırmalar da oldu.” dedi.

Shabet, İsrail’in sivillere ve hastanelere saldırısına dikkati çekerek, “Hastaneye gittiğinizde ailenizle vedalaşıyorsunuz çünkü güvenlik yok. Şifa Hastanesi, mezarlık gibi olmuştu. Bütün hastaneler aynı durumdaydı.” diye konuştu.

Gazze’deki durumun “akıl almaz” olduğuna dikkati çeken Shabet, Şifa, El-Aksa ve Nasr hastanelerinde toplu mezar kazmaya zorlandıklarını dile getirdi.

Gazze’de sanitasyon ve su altyapısının çökmesiyle akla gelebilecek her türlü salgının yayılmaya başladığını kaydeden Shabet, “Bu salgınları kontrol etmek imkansız. Bir odada 20 kişinin kaldığı hastanelerde çok sayıda salgın yaşandı. Bir odada 4-5 hasta olabiliyor. Hastanelerde mülteciler de var.” bilgisini paylaştı.

“Gazze’de büyük açlık yaşanıyor”

Shabet, belediyelerin çalışamaması nedeniyle Gazze’nin her yerinin çöple dolu olduğunu belirterek, 4 aydır çöplerin toplanamadığını ve salgınların kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Gazze’de artık büyük açlık yaşandığını ifade eden Shabet, en acı verici kısmın insani yardıma yönelik kasıtlı abluka olduğunu söyledi.

Shabet, “Ben, Gazze’den çıkarken şöyle düşündüm, Refah bölgesinde yaklaşık 1-2 milyon mülteci var ve diğer tarafta 50 metre kadar kapıdan geçince 15 bin tır bekliyor yardım için. Diğer tarafta 100 metre bile yok, büyük bir açlık var.” diye konuştu.

Gazze’den tahliye edildi ama ailesini düşünmekten uyuyamıyor

Shabet, başka seçeneği olmadığı için iki ay sonra Gazze’den tahliye edilmek durumunda kaldığını anlattı.

Türk vatandaşlığı da bulunduğu için Gazze’den tahliyesinin mümkün olduğunu dile getiren Shabet, “Şu anda burada rahat bir koltukta oturuyorum ama gerçekten içim yanıyor çünkü annem, babam, en değerli insanlar şu anda sokaklarda, çadırlarda. Yemek yediler mi, yemediler mi, su buldular mı, hep aklımda.” diye konuştu.

Gazze’den uzakta olduğu için daha çok acı çektiğini belirten Shabet, “Burada bize uyku yok. Sadece yatakta 3-4 saat dönüp duruyorum ancak yorgunluktan ötürü uyuyabiliyorum. Açıkçası Gazze’den uzakta olduğum için (oradan) ayrıldıktan sonra daha çok acı çekiyorum ama yapabileceğim bir şey yok.” ifadelerini kullandı.

Shabet, Gazze’de hayatta kalan herkes için psikolojik tedavinin kesinlikle gerekli olduğunu sözlerine ekledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 × five =